Hesap Aç

Amerika'da Yeni mali Teşvik Beklentileri Risk İştahını Artırdı

Haftalık Bülten - Amerika'da Yeni mali Teşvik Beklentileri Risk İştahını Artırdı
12.10.2020 11:56:00

Bu hafta küresel endekslerin oldukça yükseldiğini gördük. MCSI küresel endeksi geçen haftaya göre %3.59 yükselirken bölgesel bazda da belirgin yükselişler gördük. Avrupa Stoxx600 endeksi son hafta %2.11 yükselirken, son 2 haftadır yukarı yönlü hareket etmesi dikkat çekiyor. Uzakdoğu’ya baktığımızda ise yaklaşık %3.5’luk bir artış gözlemliyoruz. Bununla birlikte Amerikan endekslerinde de durum pek farklı değil.SP500 endeksi haftalık bazda %3.8 artış gösterirken, bu oran Nasdaq endeksinde %4.6 oldu. Böylelikle Nasdaq endeksi temmuz ayından bu yana en yüksek haftalık artışını gerçekleştirmiş oldu. Dow Jones endeksi ise bu haftaki %3.3’lük değer artışı ile ağustos ayından bu yana en yüksek haftalık kazanımını gerçekleştirdi. Risk iştahındaki artışa bağlı olarak riskli varlıkalrda görülen bu artışı Amerika’da başkanlık seçimi öncesi ekonominin kamu harcamaları yoluyla desteklenmesi konusunda oluşan olumlu beklentilere bağlayabiliriz. Amerika’da temmuz ayı sonunda biten mali teşvik paketi sonrası ekonomik toparlanmada ciddi bir yavaşlama söz konusu. Bunu istihdam piyasalarında ve tüketici güveninde belirgin bir şekilde görebiliyoruz. Özellikle pandemi salgınında görülen vaka artışalarının Amerika’da ve Avrupa’da bir çok lokasyonda kısıtlayıcı tedbirlerin tekrar yürürlüğe alınması ekonomik aktivitenin istenilen düzeye gelmesini alınan tüm önlemlere rağmen yavaşlatıcı bir etkide bulunuyor. Para politikasının etkin bir şekilde kulllanılmasına rağmen kamu harcamaları yoluyla ekonomilerin desteklenmesi şart gözüküyor. Zira istihdam düzeyindeki gelişmenin yavaşlamasını son gelen tarım dışı istihdam raporlarında ve haftalık işsizlik başvurularında net bir şekilde görebiliyoruz. Gelir yaratılmadığı sürece tüketim harcamalarının da istenilen düzeye çıkması ve talep artışı yaratması oldukça zor. Bu anlamda pandemi salgını henüz tam anlamıyla çözülmemişken, birçok sektörün kısıtlayıcı tedbirler nedeniyle oldukça daraldığını ve hem şirketlerin hem de hane halklarının para politikasından çok mali teşviklere oldukça ihtiyaç duyduğunu görüyoruz. 

Amerika’daki Başkanlık Seçim Süreci Belirleyici Bir Rol Oynuyor

Tüm bu nedenlerden dolayı Amerika’da başkanlık seçimi öncesi her iki partinin henüz net bir şekilde uzlaşma sağlayamamasına rağmen görüşmelerin sürmesi piyasa tarafından olumlu karşılanıyor. Açıkçası kasımdaki başkanlık seçimi öncesi her iki taraf da birbirlerinin tekliflerini düşük bulurken, cumuhuriyetçilerin bundan önceki tekliflerinin demokratların arzu ettiğinden daha az olduğunu biliyoruz. Başkanlık seçiminde Amerikalıların en çok dikkat ettiği ekonomik konuların başında işsizlik oranı geliyor. Ve şu an işsizlik oranı gerçekten yüksek bir düzeyde. Anketlerde ise demokrat parti adayı Biden önde gözüküyor. Biden’ın başkan olması durumunda ise piyasalar oldukça büyük bir teşvik paketinin hazırlanacağını da fiyatlıyorlar. Trump kazansa bile her iki durumda ortaya mutlaka bir taslağın ortaya çıkacağından piyasa artık emin olmaya başladı. Bu durum da riskli varlıklara olan talebi artırıcı bir etkide bulundu.

Amerika’da Ekonomik Toparlanma Yavaş Seyrediyor

Bu hafta çok fazla bir veri açıklaması olmadığından piyasa tamamen Amerika’daki başkanlık seçimine ve mali teşvik haberlerine odaklanmış durumda. Amerika'da bu hafta açıklanan en önemli verilerden biri olarak ISM imalat dışı verisini beklentilerden oldukça iyi geldiğini söyleyebiliriz. Beklenti 56.3 düzeyindeyken gerçekleşen veri 57.8 oldu. Bu durum ekonomik beklentilerin ekonomik genişleme yönünde olduğunu bize gösteriyor. İstihdam piyasasında ise yavaşlama devam ediyor. Bu haftaki işsizlik başvuruları verisi 840 olarak gelirken beklentilerin altında bir gerçekleşme görüyoruz. Haftalık işsizlik başvurularının 800k altına inmekte zorlanması istihdam piyasasında aşağı yönlü rijiditenin devam ettiğini gösteriyor. Bu nedenle de FED yeni bir politika değişikliğine giderek önceliği enflasyondan istihdama kaydırmıştı. Ağustos ayı JOLTS verisi de beklentilerin altında 6.493M olarak geldi. 

Eski Kıtada Kronik Sorunlar Devam Ediyor

Avrupa tarafına baktığımızda ise eylül ayında tüketici fiyat endeksinde bir gerileme mevcut. Beklentilerin altında %-0.3 olarak gelen eylül arı tüfe verisi bize iç talep eksikliğinin AB bölgesinde kronik bir sorun haline geldiğini gösteriyor. Deflasyonist baskıların artması MB’nın bu konuya ilerde gelecek toplantılarda daha ciddi bir şekilde eğilmesine neden olabilir. Pandemi salgını bu durumda etkin bir rol oynasa da öncesinde de bölgede enflasyon hedefinin tutturulmasında sıkıntıların olduğunu biliyoruz.

 

İngiltere’den ise bu hafta eylül ayı için gelen gerek hizmet gerekse bileşik PMI verileri beklentilerin oldukça üzerinde geldi. Özellikle hizmet PMI verisi önemli zira İngiltere ekonomisi için hizmet sektörünün ağırlığı büyük. Bununla birlikte ağustos ayı imalat üretimi beklentilerin altında kalırken, 3 aylık GSYİH değişimi %8 olarak gerçekleşti. İngiltere ekonomisinde belirgin toparlanma işaretleri görüyoruz ancak aşağı yönlü risklerin varlığını devam ettirmesi ve Brexit konusundaki belirsizlik ekonomik toparlanma için bir tehdit oluşturuyor. Özellikle pandemi salgınının sonbahar ve kış aylarında izleyeceği seyir önemli. Zira işlerin daha kötüye gitmesi halinde negatif faiz uygulamasına geçilmesi Pound üzerinde sert bir baskı oluşturabilir.

Dolar Endeksi Bu hafta Geriledi

Özellikle Amerika’da mali teşvik konusunda oluşan olumlu beklentiler Doların majör para birimleri karşısında bu hafta değer kaybetmesine yol açtı. Bu haftaya 93.90 seviyesinden başlayan endeks cuma günü kapanışta 93.01 seviyesine kadar geriledi. Mali teşvik konusunda olumlu beklentiler ve bu beklentilerin cumhuriyetçi başkan adayı Biden’ın anketlerde belirgin bir şekilde önde olması ile birlikte pekişmesi riskli varlıkalra olan taleibi artırmış gözüküyor. Bununla birlikte Trump da kazansa Biden da kazansa piyasa mutlak bir paketin çıkacağını fiyatlıyor. Euro, Dolar karşısında haftayı yaklaşık %1 oranında değer artışı ile kapatırken Pound da Dolar karşısında da benzer bir şekilde %0.9 yükseldi. Emtia ilintili para birimlerine baktığımızda risk iştahında artışın teyitlendiğini görüyoruz. Avustralya Doları Dolar karşısında yaklaşık %1.10 değer kazanmış gözüküyor.

Önümüzdeki hafta Amerika’da 3.çeyrek bilanço dönemi başlıyor. 3. çeyrek bilanço verilerinden piyasanın oldukça etkileyebileceğini hatırlatmak isteriz. Bununla birlikte Salı günü İngiltere eylül ayı İşsizlik başvuruları verisi ile Almanya ZEW ekonomik hissiyatı verilerini önemle takip edeceğiz. Çarşamba günü Amerika eylül ayı ÜFE verisi bize iç talep düzeyi hakkında bilgi veriyor olacak. Perşembe günü ise Amerika haftalık işsizlik başvuruları verisi, Philadelphia FED imalat verisi oldukça önemli. Cuma günü ise Euro bölgesi eylül ayı TÜFE verisi ile Amerika eylül ayı perakende satışlar verisi haftanın son gününün en önemli verileri olarak karşımıza çıkıyor

Demo Hesap Aç


Size daha iyi hizmet sunabilmek için web sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Web sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Dinamik Menkul Değerler. A.Ş. ‘nin Çerez Politikası için tıklayınız.