Online Hesap Aç

Küresel Endeksler Yükselmeye Devam Ediyor

Haftalık Bülten - Küresel Endeksler Yükselmeye Devam Ediyor
31.08.2020 17:04:00

Bu hafta küresel endekslerde risk iştahındaki artışa bağlı olarak geçen haftaya göre yükselişler izledik. MCSI küresel endeksinde geçen haftaya göre %2.67’lık bir artış söz konusu. Yükseliş hareketini bölgesel bazda incelediğimizde ise MCSI Asya Pasifik endeksinde haftalık bazda %2.88 oranında yükseliş görülürken, Avrupa Stoxx 600 endeksinde ise bu oran %0.82 olarak gerçekleşti. Ancak Avrupa borsalarının diğer bölgelere göre artış konusunda geride kaldığını görüyoruz. Öysa Amerikan endeksleri kriz öncesi seviyelerini geçmiş durumda. Nasdaq endeksi tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, SP500 endeksi son 34 yılın iyi Ağustos ayı performansını gösterdi. Amerikan endeksleri bu haftayı da artıyla kapatırken, SP500 ve Nasdaq endeksleri birlikte son 5 haftadır üst üste yükselme başarısı göstermiş durumda. SP500 endeksi ile Nasdaq endekslerinde yoğun bulunan teknoloji hisselerinde görülen artış söz konusu endeksleri yukarıya taşırken, diğer sektör yoğun şirketleri bünyesinde bulunduran Dow Jones endeksi bu iki endeksi gecikmeli olarak takip ediyor. Bu durum da aslında pandemi salgınında görülen vaka artışları sonucu perakende ve hizmet sektörlerinde oluşan darboğazı gösteriyor. Küresel boyutta yaşanan kriz sonrası devasa boyutlarda uygulanan parasal ve mali teşvikler likiditenin sermaye piyasalarına akmasına neden olurken, endekslerin tehlikeli boyutta yükselmesi akıllara olası bir varlık balonunun oluşabileceğini getiriyor. Likidite akışının devam etmesi endekslerdeki yükselişi desteklerken, makro ekonomik göstergeler bu durumu teyit etmekten uzak. Makro ekonomik anlamda küresel bir toparlanma mevcut olsa da şirket değerlemelerinin mevcut halin oldukça yukarıda olduğunu görüyoruz. 

FED’den Geleneksel Kuralları Değiştiren Adım

Bu hafta açıklanan makro ekonomik verilere baktığımızda ise Avrupa bölgesinden ciddi bir veri akışının olmadığını görüyoruz. Ancak bu hafta Avrupa bölgesinin en güçlü ekonomisi olan Almanya’da 2.çeyrek GSYİH verileri açıklandı. Bu veriye göre Alman ekonomisi  bir önceki çeyreğe göre beklentilerin altında %9.7 daralmış durumda. İkinci çeyrekte pandemi salgınında görülen zirve hemen hemen tüm ülkelerin milli gelirini tarihi boyutta etkilemiş durumda. İleriye yönelik beklentilerde ise Almanya’da IFO iş iklimi endeksinin ağustos ayında beklentilerin üzerinde arttığı görülüyor. Bu durum 4.çeyrekte iş çevresinin genel talep anlamında olumlu beklentilere sahip olduğunu gösteriyor. 

Atlantiğin batı yakasında ise makro ekonomik ve açıklamalar açısından oldukça yoğun bir haftayı geride bıraktık. Haftaya damga vuran olay FED başkanı Powell’ın perşembe günü yaptığı açıklama oldu. FED Başkanı Powell yaptığı açıklamada ortalama bir enflasyon hedeflemesine geçileceğini açıkladı. Böylelikle faiz oranlarınıne rekor dip seviyelerde uzun bir süre kalmasının önü açılırken FED istihdam piyasasında artışa önem vererek enflasyona ikincil bir önem vermeyi tercih etti. Bu durum makro ekonomik literatürde yer alan ve  işsizlik oranı ile enflasyon arasındaki negatif ilişkiyi gösteren Philips eğrisinin genel bir makro ekonomik politika aracı olmaktan çıkmaya başladığını gösteriyor. Philips eğrisinin tanımı itibariyle düşük işsizlik oranlarının enflasyonu artırdığı yönündeki çıkarımları büyük yankı uyandırmış ve politika yapıcıların baz aldığı bir referans olmuştu. Ancak değişen ekonomik şartlar sonrası yapılan analizler bu iki değişken arasındaki ilişkinin daha yatay bir hale geldiğini gösteriyor. 2012 yılından bu yana istihdam sürekli artmasına rağmen FED’in %2’lik enflasyon oranını yakalamakta başarısız olduğunu görüyoruz. Bu durum da FED’i mevcut durumda farklı bir politika uygulamaya itmiş gözüküyor. Bu yeni politikada işsizlik oranının çok fazla düşmesinin artık FED’i enflasyonu tetikleme yönünde çok endişelendirmeyeceğini görüyoruz. Zira aşağı yönlü çapalanmış enflasyon beklentileri ekonomide daha fazla istihdam yaratılması için alan yaratmış durumda. Aslında FED Başkanının açıkladığı bu yeni politika önermesi belki de yeni ekonomik şartlarda artık bir devrin kapanmak üzere olduğunu bizlere gösteriyor. 

Süresi Biten Teşvik Paketi Sonrası Amerikan Ekonomisi Ağustos Ayında Zorlanabilir 

Bununla birlikte Amerika’da istihdam piyasasına baktığımızda haftalık işsizlik başvurularının beklentilerin çok az üzerinde gelerek 1 milyon barajını aşağı yönlü kırmakta zorlandığını izliyoruz. İstihdam piyasasında hassasiyet devam ediyor. Bununla birlikte pandemi salgınında görülen artışlar tüketici güveni üzerinde olumsuz etki yaratmaya devam ediyor. Ağustos ayı CB tüketici güveninin beklentilerin oldukça aşağısında gelerek 84.8 olarak gerçekleşmesi ileriye yönelik olarak tüketicilerin harcama eğilimlerini yavaşlatıcı bir sonuç doğurması muhtemel. Pandemi salgınında görülen artış ve 31 temmuz’da sona eren işsizlik sigortası teşviklerinin yerine yeni bir paket oluşturulması konusunda yaşanan gecikmeler gelir ve doğal olarak olarak tüketim üzerinde olumsuz biçimde etkili oluyor. Bununla birlikte Amerika’da tüketici harcamalarının temmuz ayında beklentilerin üzerinde arttığını görüyoruz. Temmuz ayında tüketici harcamaları haziran ayında %6.2 arttıktan sonra beklentilerin üzerinde %1.9 olarak gerçekleşti. Söz konusu artış pandemi salgınının zirve yaptığı ikinci çeyrekte baskılanan ve ertelenen tüketim harcamalarına bağlanabilir. Zira önemli olan bu trendin ağustos ayında da devam edip etmeyeceği. Zira temmuz ayındaki tüketim eğiliminin haftalık 600 doları bulan işsizlik teşvikleriyle desteklendiğini ancak bu teşvikin de temmuz ayında sona erdiğini düşünürsek tüketimde artış eğiliminin ağustos ayında aşağı yönlü riskler taşıdığını söylemek mümkün. Burada dikkat çeken husus harcamaların daha çok tüketim malları üzerinde yoğunlaşması hizmet sektöründe ise harcamaların daha yavaş seyretmesi. Amerikan ekonomisinin hizmet sektörü merkezli bir ekonomi olması toparlanmanın yavaş olacağına dair bir işaret olarak kabul edilebilir. Daha önce gelen verilerde de hizmet sektöründe görülen fiyat artışlarının oldukça düşük kaldığını görmüştük.Bu nedenle de Federal hükümetin yeni mali teşvik konusunda demokratlarla bir anlaşma zemini oluşturması şart. Nitekim Trump’ın 1.3 trilyon dolarlık teşvik paketini imzalayabileceği konusunda gelen sinyaller kasımdaki başkanlık seçimi öncesi ekonominin ihtiyaç duyduğu mali teşvik üzerinde anlaşma zemini oluşabileceğini gösteriyor.

Dolar Tekrar Geriliyor

Dolar bu hafta özellikle FED başkanı Powell’ın açıklamaları sonrası değer kaybederken, Dolar endeksi haftayı %0.76 ekside kapatmış durumda. Bu noktada FED’in faizlerin rekor dip seviyede uzun bir süre kalabileceğinin sinyallerini vermesi etkili oldu.Zira düşük faiz oranları yatırımcıların Dolardan çıkarak riskli varlıklara olan talebini artırıcı etkide bulunuyor. Dolardaki değer kaybının mevcut koşullarda bir süre daha özellikle gelecek ay yapılacak olan tahvil ihracı sürecinde devam etmesi beklenebilir. Euro, Dolar karşısında haftayı yaklaşık %0.91 oranında yükselişle kapatırken, Pound Dolar karşısında haftayı yaklaşık son 8.5 ayın zirvesi olan 1.3351 seviyesinde kapattı. Dolar majör para birimlerinin hemen hemen tamamına yakını karşısında değer kaybetti. Dolardaki değer kaybını FED açıklamalarının yanı sıra Amerika ekonomisine duyulan endişelere de bağlamak gerekiyor. Amerikan ekonomisinin performansı konusunda özellikle yeni teşvik paketinin gecikmesi nedeniyle tedirginlikler iyice artmış durumda. Yen ise Başbakan Abe’nin sağlık sorunları nedeniyle istifa etmesi nedeniyle majör para birimleri karşısında  oldukça değer kazanmış durumda. Japonya’yı uzun süren deflasyonist yapıdan çıkaran ve Abenomics diye adlandırılan ekonomi politikasını uygulayan Abe’nin istifası Yen’in değer kazanmasına neden oldu.

Altın Zayıf Dolarla Yükseldi

Altın ise Dolar görülen zayıflama ile birlikte cuma günü tekrar yükselişe geçerek gün içerisinde 1973 seviyelerine kadar tırmandı. Enflasyonist ortamlara karşı en iyi korunma aracı olarak gösterilen Altının ortalama enflasyon hedefine geçilmesiyle birlikte bu durumdan beslendiğini grüyoruz. Ancak Altın için 2 farklı olumsuz etkiyi söylemek gerekiyor. Mevcut politika değişikliği Altının değerine olumlu katkı yapsa da tahvil getirilerinde görülen artış bu yükselişi sınırlandırdı. Bununla birlikte pandemi salgını ile ilgili mücadele kapsamında kullanılacak aşının 2020 yılı sonlarına doğru hazır olması bekleniyor. Bu durum da pandemi salgını sürecinde yaklaşık %28 değer kazanan Altın için olumsuz bir ortam oluşturabilir. Bunun yanında her ne kadar Amerika ile Çin arasında  hemen hemen her alanda bir gerilim gözükse de faz bir ticaret anlaşmasının mevcut an ve koşullar itibariyle tehlike altında olmaması da Altının başka bir kozunu ortadan kaldırıyor. Özellikle Trump’ın kasımdaki seçimler öncesi bu anlaşmadan yararlanmaya ihtiyacı olabilir. Bu nedenle yatırımcıların bu konuda daha önce duydukları tedirginlikler azalmış durumda.

Önümüzdeki hafta ekonomik takvim konusunda oldukça önemli veriler mevcut. Özellikle Amerika, Çin, AB bölgesi ve İngiltere’den ağustos ayı PMI verileri açıklanıyor olacak. Böylelikle tüm bu bölge ve ülkelerde firmaların ileriye yönelik ekonomik koşullar ve talep canlılığına yönelik beklentilerini öğreneceğiz. Çarşamba günü ise Amerika’da cuma günü açıklanacak olan ve haftanın en önemli verisi olan tarım dışı istihdam verisinin öncü göstergesi olan ağustos ayı ADP tarım dışı istihdam değişikliği verisini takip ediyor olacağız. Perşembe günü ise her hafta olduğu gibi Amerika haftalık işsizlik başvuruları verisi bize istihdam piyasası ile ilgili en güncel verileri sağlıyor olacak.

EURUSD - Parite Haftayı Kritik Seviyenin Üzerinde Kapatmayı Başardı

Dolar geçtiğimiz hafta FED’in majör para politikası değişikliği ile birlikte ortalama enflasyon hedeflemesine geçmesi ve bu durumun da rekor dip faiz seviyelerinin uzun bir süre devam edeceği anlamına gelmesi ile birlikte majör para birimleri karşısında oldukça geriledi. Dolar endeksinin %0.76 oranında değer kaybettiğini görüyoruz. Dolardaki değer kayıplarının FED’deki para politikasındaki değişikliğin yanı sıra Amerikan ekonomisine karşı duyulan endişeler nedeniyle de düştü. Bu hafta Avrupa ve Amerika’dan PMI verileri açıklanacak. Bu verilerin hem Dolar hem de Euro için oldukça etkili olabileceğini düşünüyoruz. Ayrıca cuma günü açıklanacak olan ve haftanın en önemli verisi olan Amerika tarım dışı istihdam verisi de son derece önemli. Bu anlamda EURUSD paritesinin kritik 1.1819 destek seviyesi üzerinde günlük bazda kalıcılık sağlamaya devam etmesi durumunda sırasıyla 1.2046 ve 1.2214 dirençlerini takip ediyor olacağız. Buna karşın 1.1819 referans seviyesinin kırılması durumunda ise dikkatimizi 1.1740 ve 1.1658 desteklerine çeviriyor olacağız. 

Destek: 1.1819 - 1.1744 - 1.1658

Direnç: 1.2046 - 1.2214 - 1.2391

GBPUSD - Pound Son 8.5 Ayın Zirvesine Yerleşti

Doların bu hafta özellikle FED başkanı Powell’ın açıklamasıyla birlikte oldukça gerilediğini ve majör para birimleri karşısında değer kaybettiğini izledik. Dolardaki değer kaybının mevcut koşullarda hem faizlerin rekor dip seviyelerde uzun süre kalacağı beklentileriyle hem de Amerikan ekonomisine dair duyulan endişelerin devam etmesi nedeniyle devam etmesi mümkün olabilir. Burada mevcut anda Doların genel anlamda performansı söz konusu olduğundan diğer para birimleri karşısındaki değer kayıpları da söz konusu para birimlerinin performansına göre değişecektir. İngiliz ekonomisine dair belirgin toparlanma işaretleri gözükse de aşağı yönlü risklerin de olduğunu belirtmek gerekiyor. Pandemi salgını dolayısıyla kısmi tedbirlerin uygulanmaya devam etmesi ekonomi üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Bunun yanında ülkenin kamu borç stokunun oldukça artması ve 2 trilyon pound seviyesine çıkması da özellikle Brexit sonrası ekonomik bir sıkıntı yaratabilir. Bu hafta açıklanacak olan İngiltere ve Amerika PMI verileri parite üzerinde etkili olabilecek potansiyele sahip. Bununla birlikte gelecek hafta cuma günü haftanın en önemli verisi olan Amerika tarım dışı istihdam verisi açıklanacak. Tüm bu gelişmelerle birlikte GBPUSD paritesinin kritik 1.3313 destek seviyesi üzerinde günlük bazda kalıcılık sağlamaya  devam etmesi durumunda sırasıyla 1.3392 ve 1.3517 dirençleri üzerine yoğunlaşacağız. 1.3313 referans seviyesinin kırılması durumunda ise 1.3231 ve 1.3136 destekleri takip edeceğimiz ilk destekler olacaklar.

Destek: 1.3313 - 1.3231 - 1.3135

Direnç: 1.3392 - 1.3517 - 1.3599

USDJPY - Japon Başbakanı Abe İstifa Etti, Yen Yükseldi

Bu hafta gerek ekonomik gerekse siyasi alanda majör değişikliklere tanık oluyoruz. FED ortalama enflasyon hedeflemesine geçerek  istihdama öncelik tanırken, Japon Başbakanı Abe sağlık sorunları nedeniyle görevinden ayrılmak zorunda kaldığını açıkladı. Bu durum Yenin majör para birimleri karşısında değer kazanmasına neden olurken, Doların aşağı yönlü kendi dinamikleri ve Yenin yukarı yönlü hareketi, paritenin 105.30 seviyesine kadar geri çekilmesine neden oldu. Bu anlamda paritenin 105.30 destek seviyesi üzerinde 4 saatlik bar kapanışlarında kalıcılık sağlamaya devam etmesi durumunda 105.58 ve 105.84 dirençlerini takip ediyor olacağız. Buna karşın 105.30 referans seviyesinin kırılması durumunda 105.05 ve 104.75 seviyelerine dikkatimiz yöneltiyor olacağız.

Destek: 105.3 - 105.05 - 104.75

Direnç: 105.58 - 105.84 - 106.15

Demo Hesap Aç


Size daha iyi hizmet sunabilmek için web sitemizde çerezlerden faydalanıyoruz. Web sitemizi kullanmaya devam ederek çerezleri kullanmamıza izin vermiş oluyorsunuz. Dinamik Menkul Değerler. A.Ş. ‘nin Çerez Politikası için tıklayınız.